Bu rapor; 17 yaşındaki -tecavüz, ensest, pedofili, sadizm, teşhircilik ve nekrofili gibi cinsel sapkınlıkları olan- bir erkek hastayla ilgiliydi. Aynı zamanda şizofreni belirtileri gösteren bir hastaydı. Bu vaka, bireyin cinsel patolojisiyle ilgili bilgi sağlayan Tematik Algı Testi (TAT)’ni göstermek ve bu kişinin hastaneye yatması sonucunda gerçekleşen bazı tehlikeleri göstermek için yayınlandı. Bu tehlikeliği tahmin etme konusunda çeşitli tartışmalar vardı. Testi yapan kişinin ve süpervizörün değerlendirmeleri, testi yapmadan önce kişinin geçmişine ve hastanede yatarkenki davranışlarına bağlıydı. TAT gibi bir testte düşmanca içeriğin, şiddete eğimi ya da agresif fanteziyi belirleyip belirlemeyeceği konusunda da tartışmalar vardı. Daha sonra TAT’daki agresif fantezinin, direk olarak sinirlilikle ilgisinin olduğu bulundu. Tematik Algı Testindeki yüksek çekim olan kartlar, sinirliliği daha az ayırabilen kartlardır ve çekingenlik eksikliğini ölçer. Düşük çekim olanlar kendini teşvik etmeyi ölçer. Ayrıca, yüksek ve düşük çekim kartlarda, kişinin kendi kişilik dinamikleri gösterilir. Bu iki faktör de sinirlilikteki psikodinamik faktörleri oluşturur. Hem ayrıdırlar hem de sentez içindedirler.
Rapora bakıldığında; C, kendini öldürme girişimlerinden dolayı hastaneye yatırıldı. Depresyon ve çaresizliğinin altındaki dinamikleri belirlemek için test yapıldı. Hastanın geçmişine bakıldığında hasta, babasını hiç tanımadığını söyledi. Annesi tarafından 5 yaşındayken terk edildiğini ve anneannesi ve kardeşleriyle yaşadığını söyledi. Zekâ testinin sonuçlarında, zekâsı normal çıktı. Psikiyatrik geçmişine bakıldığında, 11 ve 13 yaşları arasında 5 kez hastaneye yatırıldığı görüldü. Madde ya da alkol kullanımı yoktu. Ailesi hastaneye onu görmeye gelmediği için yeterli bilgi de alınamadı.
Geçmişiyle ilgili hikâyesi alındıktan sonra Tematik Algı Testi uygulandı. Depresyon veya psikoz beklenirken; sonuçlara bakıldığında, çok biçimli sapkınlığı olan ağır bir patoloji bulundu. Hastaya ilk iki seansta Bender - Gestalt, figür çizme, zeka testi ve gelişigüzel bir Rorschach uygulandı. Son seansta ise Tematik Algı Testi uygulandı. Hastanın 3. kartta ve ondan sonra gelen kartlarda, testi yapan kadına karşı çirkin cinsel tepkileri vardı. Kadın, bu hastanın çok önemli şeyler söylediğine karar verdi ve seansı durdurdu.
Hastanın raporu yazıldıktan sonra C’ nin ailesiyle görüşüldü ve ailesinden, onun daha önce 5 yaşındaki bir kıza cinsel tacizden tutuklandığı öğrenildi. Bu tutuklanma olayı C’ nin intihar girişimine sebep oldu. Pedofili için tedaviye başlandı. Terapiler sırasında birçok genç kıza cinsel ve sadistçe tacizde bulunduğu ve birçok küçük çocuğa -çoğu başarısız- cinsel taciz girişimleri olduğu öğrenildi. Ayrıca sokakta kendini sergilediği, yani teşhircilik yaptığı da öğrenildi. Bununla birlikte, terapiler sırasında kendisi de yaptığı birçok şeyi itiraf etti. Geçen yıl, 1 yaşındaki yeğeninin vajinasına iğne soktuğunu ama bir kanamaya sebep olmadığını söyledi. Kardeşlerinin kedi ve köpeğine nasıl işkence ettiğini ve öldürdüğünü anlattı. Bütün bu anlattıkları ailesinin anlattıklarıyla karşılaştırıldı ve doğrulandı. Hastanede de bayan hastalara terbiyesiz şeyler yaptığı gözlendi. İki hastayla cinsel ilişkiye girdi ve onlara, onlar sürekli artan isteklerini yerine getirmediklerinde, şiddet uyguladı. Ayrıca 13 erkek hastayla da cinsel ilişkiye girdi. Personeller birebir ilgilenmek zorunda kaldı ve hasta, başka bir hastaneye transfer edilmeye çalışıldı. C’ ye göre yaptıkları gayet normal şeylerdi. Bunları uygun görmeyenlerin geri kafalı olduklarını düşünüyordu. Erkeklerin pedofili olduklarını, pedofilinin suç olmasının bir önyargı olduğunu düşünüyordu. Defalarca hastaneden kaçmayı denedi ama yakalandı. Ayrıca, kadın terapistine cinsel şiddet uygulayacağına dair tehditler ediyordu. Hastalardan para çalıyordu. Odasına yeni gelen bütün hastalara, cinsel davranışlarını anlatıyordu. Hastaneye yatışının 2. yılında kendini asmaya çalıştı ama amacına ulaşamadı. Buna rağmen, 3. yılında bir gün kendini kemerle banyoya astı ve öldü.
Sonuç olarak, rapor; C’ nin davranışlarından, hastane ortamında da ne kadar çok tehlikeli olabileceğini göstermiştir. Ayrıca TAT, cinsel patolojiyi teşhis etmede oldukça etkili bir envanter olduğu da gösterilmiştir.
Pam, A. & Rivera, Jo-Ann, Sexual Pathology and Dangerousness from a Thematic
Apperception Test Protocol, Professional Psychology: Research and Practice, 1995. Vol.26. No. 1.72-77
Makaleyi İngilizce'den tercüme eden ve özetleyen: İlkay Azak
kişilik testleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kişilik testleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ekim 2010 Pazar
Makale Özeti: Color and Personality: Strong’s Interest Inventory and Cattell’s 16PF
İnsanların tercih ettiği renklerin, karakterlerini yansıttığını savunan bu makale; Rense Lange ve Jason Rentfrow tarafından yazılmıştır. Yapılan birçok araştırma, renk seçimlerinin ruh halini etkilediğini; dolayısıyla, davranışların da etkilendiğini ortaya çıkarmıştır. Lüscher'in yaptığı araştırmada; dışa dönük insanların heyecan verici renkleri (kırmızı) seçtikleri, içe dönük insanların ise durgun renkleri (mavi) seçtikleri gözlemlemiştir. Stone'un 2003'te yaptığı araştırmada ise; kişilerin test performansı, bulundukları odaya göre değişmiştir. Mavi odada bulunanların test performanslarının, kırmızı odadakilere göre daha yüksek olduğu ve mavi odadakilerin daha pozitif ruh haline sahip oldukları gözlemlenmiştir. Seçilen renklerin karakter ile ilgisinin olduğu gibi, insanların duyguları üzerinde de etkisi vardır. Bunun yanı sıra seçilen renklerin, insanların sosyal hayatta nasıl bir birey olduğu, hangi alanlarda başarılı olduğu ve hobileri hakkında bilgi verdiği de savunulmuştur.
Yapılan araştırmalara ek olan bu çalışmada, seçilen renk ile insanların kişilikleri arasındaki ilişkiyi anlamlandırmak hedeflenmiştir. Bunun için, öncelikle Dewey Renk Ristem Testi, daha sonra da iki ayrı psikolojik test uygulanmıştır. Bunlar, Strong'un İlgi Envanteri ve 16PF Kişilik Testi’dir. Strong'un İlgi Envanteri 317, 16PF Kişilik Testi ise 185 soru içermektedir. Bu testlerin amacı, kişilerin karşılaştıkları durumlarda nasıl davranacağını öğrenerek, karakter özelliklerini ortaya çıkarmaktır ve karakterine uygun olan meslek alanlarını keşfetmesine yardımcı olmaktır.
Dewey Renk Sistem Testi’nde (Dewey Color System Test) ise 5 ayrı bölüm bulunmaktadır. Her bölümde ayrı renkler bulunmakta; ilk dört bölümde, tercih ettiğin ve etmediğin olmak üzere, katılımcılardan 2 ayrı renk seçilmesi isteniliyor; son bölümde ise, 15 rengi tercih ettiğinden etmediğine doğru sıralama yapılması isteniliyor. Yapılan bu uygulamanın sonucunda, katılımcının karakterinin özellikleri ortaya çıkıyor ve bu özelliklere göre, seçtiğinde daha başarılı olabileceği 25 meslek sıralanıyor. İlk aşamada yapılan Dewey Renk Sistem Testi’nden sonra iki ayrı çalışma yapılıyor. Birinci çalışmada Strong'un İlgi Envanteri uygulanıyor, ikinci çalışmada ise 16PF Kişilik Testi uygulanıyor. Buradaki amaç, Dewey Renk Sistemi’nde ulaşılan sonuç ile psikolojik testlerin sonucunun uyuşup uyuşmadığını anlamaktır. Yani; renk tercihlerinin, insanların karakterlerini yansıtıp yansıtmadığını ortaya çıkarmak hedeflenmiştir.
Yapılan ilk çalışmada Dewey Renk Sistem Testi sonucu ile Strong'un İlgi Envanteri’nin sonucu örtüşmüştür. İnsanların tercih ettiği renklerin, onların karakterlerini yansıttığı sonucuna ulaşılmıştır. 16PF Kişilik Envanteri’ndeki sonuçlar da aynı şekilde bu hipotezi destekledi. Bulgular beklenildiği gibi çıktı, yani insanların sevdiği renkler onların kişilikleri hakkında bilgi verebilir.
Lange, R. & Rentfrow, J., Color and Personality: Strong’s Interest Inventory and Cattell’s 16PF, Energia White Paper # DCS – 23, pp.1-9
Makaleyi İngilizce'den tercüme eden ve özetleyen: Büşra Toktaş
Yapılan araştırmalara ek olan bu çalışmada, seçilen renk ile insanların kişilikleri arasındaki ilişkiyi anlamlandırmak hedeflenmiştir. Bunun için, öncelikle Dewey Renk Ristem Testi, daha sonra da iki ayrı psikolojik test uygulanmıştır. Bunlar, Strong'un İlgi Envanteri ve 16PF Kişilik Testi’dir. Strong'un İlgi Envanteri 317, 16PF Kişilik Testi ise 185 soru içermektedir. Bu testlerin amacı, kişilerin karşılaştıkları durumlarda nasıl davranacağını öğrenerek, karakter özelliklerini ortaya çıkarmaktır ve karakterine uygun olan meslek alanlarını keşfetmesine yardımcı olmaktır.
Dewey Renk Sistem Testi’nde (Dewey Color System Test) ise 5 ayrı bölüm bulunmaktadır. Her bölümde ayrı renkler bulunmakta; ilk dört bölümde, tercih ettiğin ve etmediğin olmak üzere, katılımcılardan 2 ayrı renk seçilmesi isteniliyor; son bölümde ise, 15 rengi tercih ettiğinden etmediğine doğru sıralama yapılması isteniliyor. Yapılan bu uygulamanın sonucunda, katılımcının karakterinin özellikleri ortaya çıkıyor ve bu özelliklere göre, seçtiğinde daha başarılı olabileceği 25 meslek sıralanıyor. İlk aşamada yapılan Dewey Renk Sistem Testi’nden sonra iki ayrı çalışma yapılıyor. Birinci çalışmada Strong'un İlgi Envanteri uygulanıyor, ikinci çalışmada ise 16PF Kişilik Testi uygulanıyor. Buradaki amaç, Dewey Renk Sistemi’nde ulaşılan sonuç ile psikolojik testlerin sonucunun uyuşup uyuşmadığını anlamaktır. Yani; renk tercihlerinin, insanların karakterlerini yansıtıp yansıtmadığını ortaya çıkarmak hedeflenmiştir.
Yapılan ilk çalışmada Dewey Renk Sistem Testi sonucu ile Strong'un İlgi Envanteri’nin sonucu örtüşmüştür. İnsanların tercih ettiği renklerin, onların karakterlerini yansıttığı sonucuna ulaşılmıştır. 16PF Kişilik Envanteri’ndeki sonuçlar da aynı şekilde bu hipotezi destekledi. Bulgular beklenildiği gibi çıktı, yani insanların sevdiği renkler onların kişilikleri hakkında bilgi verebilir.
Lange, R. & Rentfrow, J., Color and Personality: Strong’s Interest Inventory and Cattell’s 16PF, Energia White Paper # DCS – 23, pp.1-9
Makaleyi İngilizce'den tercüme eden ve özetleyen: Büşra Toktaş
Etiketler:
16 pf,
Dewey,
kişilik testleri,
Psikolojik testler,
renk sistem testi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
