Lilypie Trying to Conceive Event tickers
Skinner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Skinner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2010 Pazar

Makale Özeti: SOME THOUGHTS ABOUT THE FUTURE

Skinner, çalışmalarına; aç hayvanın manivelaya ne kadar hızlı basacağıyla, ne kadar sönme olacağıyla, ilacın davranış üzerinde ne denli etkili olduğuyla, reaksiyon zamanının, örnek seçimi ve eşleştirilmesinin analiziyle başlamış ve çalışmalarını bu yönde ilerletmiştir. Bunları yaparken, davranışın deneysel analizini kullanmıştır. Analizlerinin sonuçlarıyla çok fazla insanın ilgilendiğini söylemiştir. Aslında ona göre, davranıştaki öğrenmeyi en çok etkileyen faktör, pekiştirecin verilme oranıdır; pekiştireç verme oranı, pekiştirecin ne sıklıkla verileceği anlamına gelir. Pekiştirecin verilme oranının, özellikle güvercin deneylerinde etkili olduğunu söylemiştir. Skinner, pekiştireç aralıklarını kısa tuttuğumuzda, güvercinlerin daha hızlı davrandığını ve daha hızlı öğrenme olduğunu söyler. 1930’da farenin bütün davranışlarının belirlenip belirlenemeyeceğini, ne genişlikte tahmin edilebileceğini, bunların deneysel alanda nasıl kontrol edilebileceğini merak etmiş ve çalışmalarına bu yönde devam etmiştir. “Eğer biz bütün ilgili şartları kontrol edersek, farenin yaptığı her şeyi açıklayabilir miyiz?”
Skinner, çalışmalarını güvercinlerle yapma sebebinin; kolay bulunabilir olmasından, görme kabiliyetlerinin iyi oluşundan, iyi hareket kabiliyetleri olmasından ve hızlı öğrenme yapabilmelerinden kaynaklandığını söylüyor. Edimsel koşullanmayı sağlamak için deney ortamının çok dikkatli oluşturulması gerekir. Deneyi yapan kişi denekle temas etmemelidir, ödülün verildiği yiyecek kabı hayvanın boyunu aşmamalıdır, hayvanın yanıtlarını kaydeden bilgisayar sistemi veya otomatik kayıt cihazı olmalıdır. Sirkadiyen ritim, deneyde oldukça önemlidir; deney her gün aynı saatte başlamalıdır. Skinner, çalışmalarında reaksiyon zamanını da incelemiştir; reaksiyon zamanını, zihinsel işlemlerin hızı olarak açıklar. Reaksiyon zamanı zekâyla doğru orantılıdır ve davranışın ikincil özelliğidir. Deneyde verilen uyarıcıların düzenli bir şekilde kontrol edilmesi gerekmektedir ve hayvana deney ortamında sağ ve ya sol kapıyı kullanmak gibi iki seçenek sunulmamalıdır; çünkü hayvan birini seçtiğinde öbür seçeneğin yani davranışın olma olasılığı çok azdır. Skinner, deneylerinde birden fazla da operan kullanmıştır; birden fazla operan kullandığında, hayvanın motivasyonunda büyük oranda etki olduğunu gözlemlemiştir.
Skinner bu makalesini ölümünden dört yıl önce yazmıştır.

Referans:
Skinner, B. F. (1986). Some thoughts about the future. Journal of experimental analysis of behavior, 45, 229-235.

Makaleyi özetleyen: Büşra Kurt

21 Ekim 2010 Perşembe

Makale Özeti: KNOCK WOOD SKINNER, B.F

Skinner radikal davranışçılığın babası olarak tanımlanır, ‘Skinner Box’ın yaratıcısıdır, bir düzineden fazla kitapları ve 70’ten fazla akademik makalesi vardır. Skinner radikal davranışçılığı seçmiştir; çünkü, psikolojik olan herşeyin esasen davranışsal olduğunu, genellik, dış davranış, özel ya da içsel davranış içerdiğini söylemiştir; duygu ve düşünceler gibi… İçsel veya dışsal olsun bütün davranışlar, o davranışın ürettiği çevresel sonuçlarla açıklanır.
Skinner’ın teorisi, davranışlarımızın o davranışların sonuçları tarafından takip edildiğini söyler. Bu sonuçlardan bazıları, örneğin; övgü almak , para almak gibi gelecekte karşılaşacağımız durumlarda o davranışı tekrar etmemizi sağlar. Bu sonuçlara pekiştireç denir. Kendini yaralamak, utanç hissetmek gibi diğer sonuçlar, gelecekte o davranışı yapma ihtimalimizi azaltır; bunlara da ceza denir. Pekiştireç ve ceza, edimsel koşullanmanın temelini oluşturmaktadır.

Durum »»»»» Davranış »»»»» Sonuç »»»»» Pekiştireç = Öğrenme
»»»»» Ceza = Öğrenme yok
Bazı öğrenilmiş davranışlar azalabilir hatta kaybolabilir. Davranış ödülle pekiştirilmiş sonra ödül geri çekilmişse, o davranış azalır ve bastırılır; buna da sönme denir. Aslında günlük hayatımızda birçok edimsel koşullanma örneği yer almaktadır. Evdeki köpeğinize otur dediğinizde ve oturduğunda ödül verirseniz, öğrenmeyi sağlamış olursunuz; eğer bu davranışı söndürmek isterseniz oturduğunda hiç ödül vermezseniz, davranış söner.
Hepimizin tahtaya vurmak gibi, merdiven altından geçmemek gibi, 13 sayısının uğursuz olduğuna inanmak gibi batıl inançlarımız vardır. Skinner, insanların bu batıl inançlara inanmasının sebebinin, gerçekte böyle bir ilişki olmamasına rağmen, onların batıl davranışlarıyla bazı pekiştirici sonuçların arasında ilişki olduğuna inanmasından kaynaklandığını söylüyor. Bu ilişkiye inanırlar çünkü daha önce kazayla veya aniden bu davranışlar bir veya birkaç kere ödüllendirilmiştir. Skinner bu duruma, bağlantılı olmayan pekiştireç adını vermiştir; bu durumda, ödülün davranışla ilişkisi yoktur.
Skinner bu durumu kanıtlamak adına kendi tasarladığı kutuyu kullanarak deney yapmıştır. Kutuda güvercinler için koşullanmayı sağlayacak yuvarlak levha içeren koşullanma çemberi vardır. Fakat bu deney biraz faklıdır çünkü yemek dağıtıcı, hayvanın davranışına göre değil, 15er saniyelik aralıklarla yemek vermektedir. Yani, hayvanın davranışıyla yemeğin gelmesi arasında bağlantılı olmayan pekiştireç vardır. Güvercin zaten her 15 saniyede bir yemek alıcaktır, yaptığı herhangi bir davranışla ilişkisi yoktur. Bu çalışmada önceden aç bırakılmış 8 tane güvercin kullanılmıştır. Birkaç dakikalığına her gün her güvercin kutuya konulmuştur, bu arada da otomatik olarak her 15 saniyede bir yemek verilmiştir. Günlerce süren bu deneyde iki farklı gözlemci güvercinlerin davranışlarını kaydetmiştir. Sonuçlar şöyledir: bir kuş saat yönünde 2-3 tur dönmeye koşullanmıştır. İkinci kuş üst köşeye doğru kafasını itmeye koşullanmıştır. Üçüncü kuş, görünmeyen barın altında kafasını yukarı doğru savurmaya koşullanmıştır. İki güvercin vücudunu ve kafasını soldan sağa sallamaya koşullanmıştır. Son güvercin de duvara değmeden yarım gagalama hareketine koşullanmıştır. Bu davranışların hiçbiri önceden güvercinlerde görülmemiştir. Güvercinler bu davranışları yaparken tesadüfen yemek geldiği için batıl inanç geliştirmişlerdir, aslında yemeğin gelmesinin onların davranışlarıyla alakası yoktur, zaten her 15 saniyede bir yemek gelicektir.
Deneyin ikinci aşamasında ise pekiştireçler arasındaki zaman 1’er dakika aralıklarla uzatılmıştır. Pekiştireç arası zamanlarda güvercinlerin çok enerjik olduğu, hatta ‘güvercin yemek dansı’ yaptıkları gözlemlenmiştir. Deneyin son aşamasında ise pekiştireç tamamen kesilmiştir ve davranışlar tamamen sönmüştür, fakat sönme gerçekleşene kadar 10,000’den fazla davranış (tepki) kaydedilmiştir. Deney bize göstermiştir ki, davranışlarla yemek ödülü arasında ilişki olmadığı halde güvercinler batıl inançlı davranışlar edinmişlerdir.
Pozitif pekiştireç; para, yemek gibi istenen sonucun meydana gelmesidir. Negatif pekiştireç ise, acıdan kaçmak gibi istenmeyen durumun ortadan kaldırılmasıdır. Çalışmalar göstermiştir ki, negatif pekiştireç kullanıldığında çok daha fazla batıl davranış oluşmaktadır. Yani negatif pekiştireç, batıl davranış içeren şartlanma elde etmede daha verimlidir.
Batıl inanç psikolojik olarak sağlıksız mıdır? Günlük hayatta batıl inançlar insanlara fayda sağlamakta, karşılaşılan zor durumlarda kişiye güç ve kontrol sağlamaktadır. Tehlikeli işlerde çalışanların tehlikesiz işlerde çalışanlara göre daha fazla batıl inanç sahibi oldukları bulunmuştur. Çünkü bu batıl inanç davranışları kaygıyı azaltır, güven sağlar ve performansı artırır.

Makaleyi İngilizce'den tercüme eden ve özetleyen: Büşra Kurt

17 Ekim 2010 Pazar

Makale Özeti: B.F. SKINNER (1904-1990)

Burrhus Frederic Skinner, Pennsylvania’nın Susuquehanna kasabasında doğdu. Hamilton kolejinden mezun oldu, o dönemde yazı yazmaya başladı fakat yazı yazmak onun için tam bir hayalkırıklığı oldu hatta kendi de o dönemlerinden ‘karanlık yıl’ olarak söz etmektedir. Skinner bu dönemde Watson ve Jacques Loeb’in kitaplarını okumaya ve davranışçılık kuramından etkilenmeye başladı, bu sırada 1928’de Harvard üniversitesine kabul edildi. Skinner davranışçılık kuramını kabul ettiğini yazısında şöyle ifade etmektedir; ‘davranışçılık benden yardım istedi çünkü insan davranışının en iyi birikimi bizim problemlerimizi çözmemize yardımcı olacağına ben ve Watson çok inandık’ diyerek çalışmalarına başlamıştır.
Skinner’ın yaratıcı ve etkileyici fikirleri vardı ve bu fikirlerin kaynağını Pavlov, Torndike ve Watson oluşturuyordu. Skinner onların bu fikirlerini düşüncelerini genelde pratik, uygulamalı ve teknik yönleriyle ifade ederek daha yeni bir seviyeye taşıdı.
Skinner’ın ilk kitaplarından biri 1938’de yazdığı ‘The behavior of organisms’dir. Bu kitapta psikolojinin bütün organizmalar için olduğunu ve tek hücreli canlıdan insana kadar canlıları etkilediğini savunur. Skinner sinir sistemine, zihine, id-ego-süperego gibi içsel aşamalara odaklanmak yerine yaşayan zarar görmemiş canlılara odaklanmıştır. Skinner; davranış organizmayı tarif eden gözle görülür bir kısmıdır, davranışları kontrol ve tahmin etmenin çok zor olduğunu ki eğer bunu başarabilirsek evreni kontrol edebileceğimizi söyler. Organizmayı etkileyen tüm uyarıcılar bütün çevreyi tanımlar. Skinner’a göre ‘Skinner kutusu’ dediği kutu hayvanın bütün çevresini temsil eder ve herşey deneyi yapan kişinin kontolü altındadır. Skinner, beyaz farelerin bütün canlıları temsil ettiğini söyleyerek deneylerini beyaz farelerle yapmıştır. Bu fareler ve kutu bizim data toplamamıza ve topladığımız data sayesinde teorik görüş üretmemize yardımcı olur.
O insan oğluna dair düşüncelerini 1953’de yazdığı ve altı bölümden oluşan ‘Science and Human Behavior’ adlı kitabında anlatmıştır. Kitabın bölümleri; insan davranışlarının olasılığı, davranışın analizi, bütünüyle birey, gruptaki insan davranışları, birimlerin kontrolü, insan davranışlarının kontrolü dür. Bu kitabın öncesinde 1948’de yazdığı ‘Walden Two’ vardır daha sonra 1957’ de ‘Verbal Behavior’ , 1971’de ‘Beyond Freedom and Dignity’ ve 1976’da yazdığı ‘About Behaviorism’ adlı kitapları bulunmaktadır.
Skinner sadece deneyci veya ütopist değildir onun düşünceleri pratiğe dökülüp uygulanmış hatta konuşma ve makalelerde de yer almıştır. Skinner, insanın davranışlarının ve prensiplerinin güvercinlerden türediğini söyleyerek güvercinlerle de çalışmayı tercih etmiştir. Örneğin, güvercinlere okumayı öğretmiştir. Şartlanma yoluyla güvercinler ‘peck’ yazılı kartı gördüklerinde kartı gagalamaya başlarken, ‘do not peck’ yazılı kartı gördüklerinde ise gagalamayı bırakmışlardır.
Skinner komplex olan alanlardaki davranışları gözlemleyebilme,temel konseptler arasındaki ilişkiyi görebilme, bulabilme ve duruma çözüm üretmek için teknolojik ekipman inşa edebilme yönünden oldukça başarılıdır bundan dolayı onun yaratıcılığı ile teorik anlamdaki zemini bazı sosyal bilim adamları tarafından kıskanılmış ve eleştirilere maruz kalmıştır. İngiliz dergisi ‘Punch’öğretme makinası ve programlanmış öğrenme hakkında 1 sayfa eleştiri yayımlamıştır. Joseph Wood ‘Walden Two’ hakkında eleştiriler yazmıştır. Noam Chomsky, Skinner’ın Verbal Behavior adlı kitabını çok eleştirmiştir. Skinner’a karşı bunlar gibi birçok eleştiri olmuştur fakat bütün bu eleştiriler bize kişinin ve fikirlerinin önemini göstermektedir.

Smith, L.M. (1994). B.F.SKINNER. 24, 519-32

Makaleyi İngilizce'den tercüme eden ve özetleyen: Büşra KURT

1 Ekim 2010 Cuma

Makale Özeti: B.F. Skinner

Burrhus Frederic Skinner Pennsylvania’nın Susuquehanna kasabasında doğdu. Hamilton kolejinden mezun oldu ve o dönemde yazı yazmaya başladı fakat yazı yazmak onun için tam bi hayalkırıklığı oldu kendi de o dönemlerinden ‘karanlık yıl’ olarak söz etmektedir. Skinner bu dönemde Watson ve Jacques Loeb’in kitaplarını okumaya ve davranışçılık kuramından etkilenmeye başladı, bu sırada 1928’de Harvard üniversitesine kabul edildi. Skinner’ın yazısından da anlaşılır ki davranışçılık kuramını kabul etmiş ve çalışmalarına başlamıştı, ‘davranışçılık benden yardım istedi çünkü ben ve Watson çok inandık ki insan davranışının en iyi birikimi bizim problemlerimizi çözmemize yardımcı olur’.
Skinner’ın yaratıcı ve etkileyici fikirleri vardı ve bu fikirlerin kaynağını Pavlov, Torndike ve Watson oluşturuyordu. Skinner onların bu fikirlerini daha yeni bir seviyeye taşıdı ve düşüncelerini genelde pratik, uygulamalı ve teknik yönleriyle ifade etmiştir.
Skinner’ın ilk kitaplarından biri 1938’de yazdığı ‘The behavior of organisms’dir. Bu kitapta psikolojinin bütün organizmalar için olduğunu ve tek hücreli canlıdan insana kadar canlıları etkilediğini savunur. Skinner deneylerini beyaz farelerle yapmıştır çünkü beyaz farelerin bütün canlıları temsil ettiğini söyler. Skinner sinir sistemine, zihine, id-ego-süperego gibi içsel stagelere odaklanmak yerine yaşayan zarar görmemiş canlılara odaklanmıştır. Skinner’a göre davranış organizmayı tarif eden gözle görülür kısmıdır ve davranışları kontrol ve tahmin etmenin çok zor olduğunu ve eğer bunu başarabilirsek evreni kontrol edebileceğimizi söyler. Organizmayı etkileyen tüm uyarıcılar bütün çevreyi tanımlar. Skinner da Skinner kutusu dediği kutuda hayvanın bütün çevresini temsil eder ve herşey deneyi yapan kişinin kontolü altındadır. Bu fareler ve kutu bizim data toplamamıza ve topladığımız data sayesinde teorik görüş üretmemize yardımcı olur.
Skinner insan oğluna dair düşüncelerini 1953’de yazdığı ‘Science and Human Behavior’ adlı kitabında anlatmıştır ve kitap altı bölümden oluşmaktadır; insan davranışlarının olasılığı, davranışın analizi, bütünüyle birey, gruptaki insan davranışları, birimlerin kontrolü, insan davranışlarının kontrolü. Bu kitaptan öncesinde ise 1948’de yazdığı ‘Walden Two’ , 1957’ de yazdığı ‘Verbal Behavior’ , 1971’de yazdığı ‘Beyond Freedom and Dignity’ ve 1976’da yazdığı ‘About Behaviorism’ adlı kitapları da vardır.
Skinner sadece deneyci veya ütopist değildir onun düşünceleri pratiğe dökülüp uygulanmış, konuşma ve makalelerde yer almıştır. Skinner güvercinlerle de çalışmayı tercih etmiştir çünkü insanın davranışlarının ve prensiplerinin güvercinlerden türediğini söylemiştir. Örneğin, güvercinlere okumayı öğretmiştir. Şartlanma yoluyla güvercinler ‘peck’ yazılı kartı gördüklerinde kartı gagalamaya başlarken, ‘do not peck’ yazılı kart presented edildiğinde gagalamayı bırakırlar.
Bazı sosyal bilim adamları onun yaratıcılığını veya teorik anlamdaki zeminini kıskanmıştır çünkü o komplex olan alanlardaki davranışları gözlemleyebilme,temel konseptler arasındaki ilişkiyi görebilme, bulabilme ve duruma çözüm üretmek için teknolojik ekipman inşa edebilmektedir ve bu yüzden Skinner bazı eleştirilere maruz kalmıştır. İngiliz dergisi ‘Punch’öğretme makinası ve programlanmış öğrenme hakkında 1 sayfa eleştiri yayımlamıştır. Joseph Wood ‘Walden Two’ hakkında eleştiriler yazmıştır. Noam Chomsky, Skinner’ın Verbal Behavior adlı kitabını çok eleştirmiştir. Skinner’a karşı bunlar gibi birçok eleştiri olmuştur fakat bütün bu eleştiriler bize kişinin ve fikirlerinin önemini göstermektedir.

Makaleyi İngilizceden Tercüme Eden ve Özetleyen: Büşra Kurt